DENGE DENGE TÜRK SANAYİCİSİ, ÇİNLİ VE HİNTLİ’NİN KOMİSYONCUSU OLABİLİR Mİ? (Makalelerim) 22.03.2008 22.03.2008
DENGE 22.03.2008
Suat TUTAK
TÜRK SANAYİCİSİ, ÇİNLİ VE HİNTLİ’NİN KOMİSYONCUSU OLABİLİR Mİ?
Bugün sanayicilerimizden söz edeceğim. Medya ve TV’den öğrendiğim bir habere takıldım. Kafama taktım. Çok düşündürücü bir durum olduğu için sizlerle paylaşmak istedim. Onun için de kafama taktım. Takıldım o konuya…
Söz konusu durum TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’na ait. Sayın Hisarcıklıoğlu bir sözünde özetle: “Türk sanayicisinin artık komisyonculuk yaptığını söyleyerek, (Çinlinin, Hintlinin, Pakistanlının komisyoncusu olmuş durumdadır” demiştir.
Ekonomi Gazetecileri Derneği’nin düzenlediği bir toplantıda, bir sunum yapan TOBB Hisarcıklıoğlu, ekonomimizi değerlendirirken, Türk Sanayicilerinin de dikkatini çekip, özellikle Anadolu’daki sanayicilerin fabrikalarını kapatıp, başkalarının ürününü sattığını söylemiş, “Sanayi ihracatı içinde enerji hariç, işlenmiş ara malı ithalatının payı yüzde 67 – 69) seviyesine geldi. 100 birim mal ihraç etmek için 69 birim ara malı ithal etmemiz gerekiyor. Bu da bizim sanayicimizi komisyoncu haline getiriyor ” diyerek, tekstil, konfeksiyon sektörüne baktığımızda bunu çok net göreceğimize işaret ediyor.
“İhracatın artış oranı, ithalatın artış oranının da üstünde gittiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, yurdumuzda ihracatçı sayısı ithalatçı sayısına yaklaştığını, bunun da bizim için sevindirici bir husus olduğunu “ sözlerine eklemiştir.
Öte yandan; sözü cari açık ve sosyal güvenlik sistemi açığının, ulusumuzun risk unsurlarını arttıran nedenlerden olduğunu dile getirerek, 2007 yılında cari açık 38 milyar dolar iken, 2008 yılı beklentisinin ise 42 milyar dolar olduğunun önemini dile getirdi. O nedenle; bu 38 milyar dolara bakıldığında, ulusumuzun her gün 100 milyon dolar bulması gerektiğini, bunun sağlanmaması halinde ekonomide sıkıntı yaşanacağını, kendi görüşü olarak ileri sürüyor. Hisarcıklıoğlu, yurdumuzda krizlerin çıktığı noktanın, cari açığın finanse edilmediği nokta olduğunu da belirtti.
ÇİN OTOMOTİV ÜRÜNLERİNİN YURDUMUZDA REVAÇTA OLMASI:
Aynı medya yayınının bu konuyla ilgili haberinin yayınlandığı sayfada, Çin otomotiv sanayinin ürettiği TİGGO 3 ve ALİA modellerinin sürümü yapıldığını belirten gazete, geçtiğimiz ay Türkiye yetkili satıcısı Mermerler Otomotiv’ in yurdumuz pazarına CHERY’ in 2 modelini getirdiğini, önümüzdeki 5 yıl içinde ise 38 yeni modelle karşımıza çıkmaya hazırlandığını dile getiren haberde, Çin ve diğer ülke pazarlarına 2007’ de 380 bin araç satarken, 2008 yılı satış hedefinin 480 bin adet araç olarak belirlendiğini haberde yer verdi. Haberin devamında ise Çin patentli Chery otomotiv sanayiinin Türkiye satış temsilcilerinde 2007 yılında ayda ortalama 15 bin araçlık ihracat rakamına ulaştığını, böylece söz konusu Chery firmasının yıllık ihracatının 120 bin araç olduğunu açıkladı.
Bu rakamlar bizim halkımızın ne derece otomobile düşkünlüğünü ortaya koyuyor. Bunun yanı sıra da ülke yollarında kol gezen trafik canavarının her gün biraz daha beslenip daha cana doymaz bir canavar olacağının göstergesi olarak önümüzde duruyor…
Yurdun yerleşim bölgelerince ve çevre yollarında trafiğe açılan yollar ayni fakat araç sayısı her gün artarak ülke nüfusuyla yarış etmekte olduğunu ürpererek, korkarak görüyoruz.
Hem otomotiv yerli sanayi tükenip yok oluyor, hem milli servetimiz, paramız yabancı uluslara akıyor, hem de çoğalan araç sayısı ile ülke yollarımız trafik kazalarıyla can pazarına dönüyor. Bir gün bunun da çözümünü buluruz inşallah…






